Ķendi yaptığımız oyuncaklarla, Oynayarak geçirdiğimiz Bir devirdi çocukluk günlerimiz Oyun süresince geçirdiğimiz saatlar Ne de çabuk geçerdi Hava kararıncaya dek Kimseler evine dönmek istemezdi.
Evimize toz toprak içinde döndüğümüz zaman Öfke ile hatta dayakla Karşılaşacağımızı bilmemize rağmen İlle de gün ışığının bitmesini beklemek Bir gereklilikti
Hatta kaytarıp oyunu terkedenleri yadırgar Onlarla alay ederdik Esintili günlerde  Sanki bir zorunluluk veya ortak bir karar gibi Uçurtma oyununu tercih ederdik Cebimizdeki küçücük harçlıklarımızla Özene bezene uçurtmalarımızı kendimiz yapar Hatta takdir toplamak adına En güzel uçurtmayı yapmak bir görenekti.
Uçurtma oyunu bir yarıştı adeta Uçurtmamızın en yüksekte olması çok önemliydi, Bunun için uçurtma yumağımızın bütün ipini Kullanmaya çok dikkat ederdik...
Top oyunu daha farklı bir anlam içermekteydi Çünkü biraz pahalı olan topun sahibi Oyuna hükmederdi. Takımları o oluşturur dilediği kadar Topla oynamamıza izin verirdi Yine de gün ışığını olabildiğince kullanırdık...
Çeşitli çeşitlı oyunlarımız olurdu Bu oyunlara daldıkça çocukluk yıllarımız , Su gibi akıp giderdi Ne çabuk geçti çocukluğumuz.
Ömrün en tatlı yılları Çocukluktan başkası değildir. Ne çabuk geçti çocukluğumuz Ne çabuk geçmekte ömrümüz.