Ahlâk genelde anlaşılan şey ( iki bacak arası ) değildir.
Ve yine ahlâk dini bir kavram da değildir.
Ahlâk hayata dair bir kavramdır ve asla doğumla gelmez, milletle de ilgili değildir dinle de.
Ahlâk insanın her bir insanın bir canlı türü olmayı aşıp insanlaşma sürecindeki meselelerden biridir ve insanın ve en yakın çevresinin çabaları sonucunda edinilen bir erdemdir.
Liberal / post liberal akıllar erdemli olmanın çok önemli olmadığını ve hatta önemsiz olmakla beraber yararlı değil zararlı olduğunu dikte ediyorlar.
Oysa erdem insanın kendine saygısının ve halkına sorumluluğunun nişanesidir.
Yalancı olmamak hırsız olmamak bir erdemdir mesela  ve liberal akıllar gerektikçe yalan söylemeyi öğütler, gerek ne ola ki sorulsa verecekleri tek yanıt menfaatim / menfaatin / menfaatimiz varsa çatır çatır yalan söylemekte çalıp çırpmakta her hangi bir mahsur yoktur şeklindedir.
Yaşamak zorunda bırakıldığımız bu liberal post liberal dönemde neredeyse bütün devletlerin özellikle iktidar partilerinin boğazına kadar yalana ve dahi talana batmış olması yalancı olmanın hem bireysel ve hem de örgütsel ve dahi devletsel olarak kaçınılmaz olarak lanse ettikleri bir şeydir 
Dayatılan liberal / post liberal sistem acımasız merhametsiz gaddar olmayı da koşul sayar.
Misal olarak yalancı ve gaddar bir multi milyarder olan elon maskın tıpkı kendisi gibi yalancı hırsız ve gaddar bir devlet olan USA’nın kapısında emir erliğine soyunmuş olması verilebilir. Yakın çevremizde de vardır böylesi karakterler.
Ahlâk diye başlamıştık.
Ahlâklı olmak her bir kişinin boyun borcudur.
Öğrencinin dersi anlama, anlamaya çalışırken arkadaşları ile iyi geçinmesi, sevecen ilişkiler kurması, dayanışma duygusuna ve becerisine sahip olarak geliştirmesi, okulun akılcı kurallarına uyması ahlâklı olmanın ilk adımları olarak sayılabilir,  bu bağlamda  öğrenci ailelerinin de okul -  çocuk ilişkilerine kafa yorarak çocuklarına yardımcı olması elzemdir.
Yaş on dört on beş olduktan sonra işin çoğu kişinin kendisine kalmıştır.
Ya kolayı seçerek menfaatini hırsını diğer her şeyin önünde tutarak liberalizmin kulu kölesi olacaktır ya da kendini öncelikle kendine yararlı ve ona koşut olarak da insanlığa yararlı bir kişilik olarak  geliştirmeye çalışacaktır.
Çalmadan çırpmadan,  alın teriyle onurlu bir işçi olmak, şikeyi aklına bile getirmeyen sporcu olmak, malzemeden çalmayan çaldırmayan inşaat mühendisi ya da ustası olmak
Hangi işle iştigal ediyorsa en iyisini dürüst olarak yapmak ve de
iktidardadırlar diye ciğeri üç kuruş etmezlerin oy vericisi olmamak en insani ve ahlâki seçenektir.